ANDIK DERESİ VÂDİSİNDE TÜRKEŞ İLE DOĞA YÜRÜYÜŞÜ

Bu haftaki tabiat yolculuğumuzda sürpriz bir misafirimiz var. Alparslan TÜRKEŞ. Evet yanlış okumadınız. İlk vazife yeri olan Isparta’da 1940 yılında Katırcıoğulları sülalesinden Muzaffer Şükriye hanım ile evlenerek Isparta’mızın eniştesi olmuş, Ülkücülük hareketinin ve MHP siyasetinin “BAŞBUĞ”u Emekli Kurmay Albay TÜRKEŞ. Onunla tığ gibi delikanlılık çağında, Teğmenlik rütbesindeyken Dere Mahallesi Andık Deresi Bezirgân Şelâle Vâdisinde birlikteyiz. Yürüyüşümüzün giriş hikâyesine bizzat kendilerinin kaleme aldığı bir makalesinden bazı paragraflarla başlıyoruz:

“Isparta halkı ve gençleri yazın en güzel günlerini kahvelerde sigara dumanları içinde geçirmektedirler. Halbuki Ispartalılar Gölcüğe bir araba yolu yapsa ve öğretmenlerle yaz tatilini Isparta’da geçiren birçok yüksek tahsil gençleri Gölcüğün serin kıyılarında kamp kursalar her halde daha çok neşe ve sıhhat sahibi olurlar.”

“Hareketsizlik ve durgunluktan nefret eden birkaç arkadaşla atlanarak, atlarımızı dörtnal Gölcüğe sürdük. Yüksek kum sırtları arasında kıvrıla, kıvrıla, akan Gölcük deresinin bir büklümünden o bir büklümüne sıçrayarak Gölcüğe geçit veren boyun noktasına tırmanarak GöIcüğe doğru inmeğe başladık.” Continue Reading »

DARIDERESİ VÂDİSİNİN GERÇEK KRALI KİM?

Sekiz yaşında bir çocukken, toprağın bağrına bir meşe palamudu gömersin. Aradan “ellibeş” sene geçer. Altmışından yetmişine merdiven dayarsın. Bir gün oradan geçerken bakarsın ki minicik çekirdekten devasa bir ağaç doğmuş. O ağacın altına oturursun. Saçlarına ak düşmüştür. Dilin kıpırdamadan zihninden bir türkü tutturursun;

“Beni burada arama
Arama anne
Kapıda adımı, adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne, ağlama.”

Hüzünlenirsin. O gün “uzaklara gitme yavrum, eve çabuk gel” diye seni kucaklayıp ardından şefkatle bakan rahmetli anneni özlersin. Fakat ruhun hâlâ afacan çocuk cevvalliğindedir. Bedenin derinden derinden “ben on sekiz yaşındayım” diye efelenerek ruhuna meydan okur. Hafızan arı durudur. Toprağı kazıp çekirdeği gömdüğün “o anlar”ı dört boyutlu capcanlı bir “video” olarak beyin arşivinden seyredersin. Continue Reading »

KULAKLARIMIZ GÜL KOKLADI

Bir sene sonra gül toplama mevsiminde yine Kapıcak Köyü’ndeyiz. Üreticiler gül dermeye gün doğmadan sabah serinliğinde başlıyorlar. Öğle sıcağı bastırmadan birkaç saat evvel bırakıyorlar. Çünkü gül çok nâzik. Çabuk soluyor. Çuvalın içinde biraz sıcakladı mı hemen ekşiyiveriyor. Ve fabrika almıyor.

Kapıcak Köyü dağların yamacında kurulmuş çok şirin bir belde. Fakat o da köyden kente göçe kurban gitmiş. Birkaç yaşlı, birkaç orta yaşlı ve Atabey İlçesinden günübirlik ufak tefek tarım işleri için gelip giden birkaç vatandaştan başka kimse yok. Kedi, köpek, tavuk, inek de yok. Yâni yok denecek kadar eser miktarda mevcud. Continue Reading »

DAĞ KEÇİLERİ ÇAĞIRDI BİZİ

Geçen hafta Gölcük tepelerinde kaplumbağalara ve kuşlara yiyecek veriyorken gelecekten gelen bir çağrı düştü kalplerimize. Çandır Karacaören barajı ve Yazılı Kanyon’un tabii enerjisi;

Köle Filozof Epiktetos“un HÜR İNSAN isimli şiirini okursanız benden, sürprizimi gizlemem sizden” diyordu.

Ve doğa dostlarıyla yine bir perşembe sabahı, içimizdeki tüm bu seslerin dürtüsüyle tekrar yollardayız…

Dereboğazı yolundan Akdeniz istikametine direksiyon çeviriyoruz. Yol dar ve virajlı. Yol yılan gibi kıvrıla kıvrıla, çam ormanları, defne ağaçları, yaban mersinleri, karaçalılar ve bulutları zirvelerine sarık gibi saran Toros dağları arasından Antalya’ya kadar akıp gidiyor. Manzara hârika ötesi. “Kemanı Ağlatan Adam Farid Farjad” teybimizde bir Azeri şarkısı inletiyor: Continue Reading »

AMELİYAT, TEDAVİ, ZİYARET VE DOSTLARDAN ÖZÜR

Hemen başa özel not düşelim: Biz kullar her şeyde olduğu gibi ŞİFÂ’yı da Allah’tan biliriz ancak yine inancımız gereği Allah’ın her şeyi vesilelere bağladığını da biliriz. Görevimiz tedbirdir  ve takdiri Allah’a bırakmaktır. Bu nedenle bu yazı, biz şunu yaptık da şu oldu bâbında değildir, Allah’ın “TEDBİR-TAKTİR” adetullahına bir göz atıştır.

DERDİ VEREN DERMANINI DA VERİR
Rahatsızlık sıradan bir şey. Yarım asırı geçen her insanda rutin oluşan aşınmalar vesaireler… Fakat ameliyat gerekiyor. Continue Reading »

WHATSAPP MESAJLARIYLA HALKI APTALLAŞTIRMAK

Vatandaşı hem saf/aptal yerine koymak hem de toplumsal huzursuzluk çıkarmak PSİKOLOJİK SAVAŞ yöntemlerinden birisidir. Ve günümüzde bu savaş ortamı özellikle Whatsapp boyutunda yapılmaktadır. Çünkü Whatsapp basit bir programdır, kullanımı çok kolaydır. Halkı saf-aptal yerine koyarak toplumsal huzursuzluk çıkarmaya ve devlete itibar suikasti yapmaya en müsait sosyal medya ortamıdır. Vatandaş böyle binlerce saçma sapan teorilere yalanlara inanacak ve nihayet devletin aciz olduğuna karar verecek. Türkiye’yi ve Türk devletinin gücünü yok sayarak bu ülkeyi sahipsiz zannedecek. Böylece yabancı istihbarat önemli bir psikolojik zafer elde edecek. Maalesef bu konuda AK PARTİ hükumeti karşı propaganda ve yalanla savaşta başarısızdır. Meydanı yabancılara çalışan hainlere ve fetöye bırakmış durumdadır. Continue Reading »

GAZZE’Yİ HEPİMİZ YOK ETTİK

ALLAH RIZKA KEFİLSE GAZZE’DE NEDEN AÇLIKTAN ÖLENLER VAR?

Allah rızka kâfi ise şu anda Gazze’de insanlar aylardır niçin açlık çekip ölüyorlar. Bu bir sınavsa o zaman Allah’ın ben rızka kefilim dememesi gerekmez miydi? Veya açlıktan ölmek bir sonuçsa sınav gereği ise o zaman Allah’ın bu sözü karşılıksız kalmıyor mu? (GELEN BİR SORU)

CEVABIMIZ

Allah’ın rızka kefil ve kâfi olduğuna dâir bazı âyetler/hadisler var. Fakat bunlar “ANLAŞILMASI GEREKTİĞİ GİBİ DEĞİL DE” daha çok  “ANLAŞILMAMASI GEREKTİĞİ GİBİ ANLAŞILMIŞTIR” Önce birkaç âyet ve hadis-i şerifi verelim, sonra nasıl anlamamız gerektiğine dâir izahlarda bulunalım. Continue Reading »

YAPAY ZEKÂ MÜSLÜMAN MI HIRİSTİYAN MI?

…son zamanlarda piyasada dolaştırılan MUHTEMEL TÜRKİYE-İSRAİL SAVAŞINA YAPAY ZEKA YORUMU gibi saçmalıklar düşmanın PSİKOLOJİK SAVAŞ HAREKATLARINDAN sadece biridir. Bunun gibi daha binlercesi var. Ancak yazıyı fazla uzatmamak ve dallandırıp budaklandırmamak için bu örnekle iktifa ediyorum…

YANDAŞ YAPAY ZEKÂ
İnternette/sosyal medyada, bir seneden beri YAPAY ZEKÂ’nın “TÜRKİYE-İSRAİL savaşırsa ne olur” sorusuna verdiği cevap dolaştırılıyor. Bana da en az 15-20 kez Whatsapp hesabıma benzeri mesaj olarak geldi. Cevaba baktım. Satırlarla birlikte SATIRARASINI DA OKUDUM. Yapay zekâ bu soruya bir MAKİNE olarak değil “HIRİSTİYAN BİR MAKİNE” olarak cevap veriyor. Ve öyle bir “ŞEYTANİ MANTIK” kullanıyor ki. Cevabı okuyanın gözünde, Türkiye karşısında sivrisinek kadar cirmi olan İsrail KURBAĞA GİBİ ŞİŞİRİLİP gösteriliyor. Okuyan temiz kalpli Müslümanlar “savaş İsrail ile de olsa biz kazansak da çok şey kaybederiz” korkusuna kapılıyorlar. Zaten medyada ve cep telefonlarımızda dolaştırılan mesajın da nihai amacı bu. Müslüman Türk toplumunun kalbine korku salmak. Ve bunda maalesef başarılı olmuş durumdalar. Continue Reading »

TERÖRİST BAŞI ÖCALAN’IN GÂZİ MECLİSTE İNTİHARI

Devlet BAHÇELİN’NİN 22 EKİM 2024 tarihinde yaptığı tarihî konuşmayı askerî siyâsî felsefî boyutlarıyla değerlendirmeden evvel konuşma metninin ilgili bölümünü verelim: (İlgili bölümün tamamını okumayanlar… Devlet BAHÇELİ’nin tam olarak ne dediğini anlamayacaklardır. Kripto internet FETÖ çetesinin etkisinde kalacaklardır.)

DEVLET BAHÇELİN’NİN 22 EKİM 2024 TARİHLİ “TARİHÎ KONUŞMASINDAN İLGİLİ BÖLÜM:

Birinci hüküm cümlem şudur:

TBMM’de her meselenin ele alınıp milli ve müşterek akılla çözümü mümkün ve hatta mecburidir.

Eğer terörsüz bir siyaset, terörsüz bir ülke, terörsüz bir gelecek hususunda herkes ittifak halindeyse o halde değil elimizi taşın altına koymaya, gövdemizi koymaya varız ve buradayız.

Geçen haftaki grup konuşmamda demiştim ki; Continue Reading »

İRAN VE İSRAİL İKİZ KARDEŞTİR

Filistin ne zaman “PASİF DİRENİŞ” ile barış ve huzura yaklaşsa… İran “HAMAS-ELFETİH… BİLMEM NE TUGAYLARI VD.” içindeki kripto Şii ajanlarıyla “ÜÇ BEŞ TANE TINGIR TENEKE ROKET/FÜZE” saldırısı başlatıyor. İsrail’in tam beklediği olay gerçekleşiyor. Ve hemen ardından onbinlerce mâsum öldürülüyor. Peki İran neden böyle yapıyor?
Çünkü: Continue Reading »

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın