İLETİŞİM ADRESİMİZ
kemalgokdogan@gmail.com
♦Yazılarımızda sergilediğimiz düşüncelerimiz hakkındaki “eleştirel ve/veya katkı sağlamayı amaçlayan değerlendirmeleriniz“i yorum sistemimize girebilirsiniz veya iletişim adresimize gönderebilirsiniz.
♦”Daha önce herhangi bir internet sitesinde veya yazılı basın-yayında yayımlanmamış” ve içeriğinde “başka bir yazara, düşünüre, yakın geçmiş ve günümüz din ve tasavvufun meşhur şahsiyetlerine âit alıntılar olmayan“ kendi yazılarınızı iletişim adresimize gönderebilirsiniz.
♦Yazılarınız;
Tasavvuf Defteri özel “YAYIM ANLAYIŞIMIZ”a ve
evrensel “BASIN MESLEK İLKELERİ”ne
uygun bulunduğu takdirde sitemizde yayımlanacaktır.
Tasavvuf Defteri
***
BASIN MESLEK İLKELERİ
1. Yayınlarda hiç kimse; ırkı, cinsiyeti, yaşı, sağlığı, bedensel özrü, sosyal düzeyi ve dini inançları nedeniyle kınanamaz, aşağılanamaz.
2. Düşünce, vicdan ve ifade özgürlüğünü sınırlayıcı; genel ahlak anlayışını, din duygularını, aile kurumunun temel dayanaklarını sarsıcı ya da incitici yayın yapılamaz.
3. Kamusal bir görev olan gazetecilik, ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilemez.
4. Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez.
5. Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında, yayın konusu olamaz.
6. Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz.
7. Saklı kalması kaydıyla verilen bilgiler, kamu yararı ciddi bir biçimde gerektirmedikçe yayınlanamaz.
8. Bir basın organının dağıtım süreci tamamlanmadan o basın organının özel çabalarla gerçekleştirdiği ürün, bir başka basın organı tarafından kendi ürünüymüş gibi kamuoyuna sunulamaz. ajanslardan alınan özel ürünlerin kaynağının belirtilmesine özen gösterilir.
9. Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe hiç kimse suçlu ilan edilemez.
10.Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez.
11. Gazeteci, kaynaklarının gizliliğini korur. kaynağın kamuoyunu kişisel, siyasal ekonomik vb. nedenlerle yanıltmayı amaçladığı haller bunun dışındadır.
12. Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır.
13. Şiddet ve zorbalığı özendirici, insani değerleri incitici yayın yapmaktan kaçınılır.
14. İlan ve reklam niteliğindeki yayınların bu nitelikleri, tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirtilir.
15. Yayın tarihi için konan zaman kaydına saygı gösterilir.
16. Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar.
***
TASAVVUF DEFTERİ ÖZEL “YAYIM ANLAYIŞIMIZ“
1- BU SİTEDE;
Tasavvuf anlatılmaz;
tasavvuftan ne anladığımız anlatılır.
2- BU SİTEDE;
“Tasavvuf nasıl yaşanır ve yaşanılmalıdır?” sorununa çözüm önerileri sunulmaz;
“tasavvufi yaşam nedir, nasıldır, geçmişte ve günümüzde hangi anlamda kullanılmıştır-kullanılmalıdır” sorularına “pratik/uygulamalı” değil “teorik/düşünsel” cevaplar aranır.
3- BU SİTEDE;
Tasavvufî şahsiyetlerin “VE İLİM VEYA BİLGİ SAHİPLERİNİN” tüm ilimlerine-bilgilerine “doğru” veya “yanlış” damgası vurulmaz;
tasavvufî şahsiyetlerin “VE İLİM VEYA BİLGİ SAHİPLERİNİN” ortaya koydukları ilimleri-bilgileri “nasıl doğru anlayabiliriz?” ve “nasıl yanlış anlamamalıyız?” araştırması yapılır.”
4- BU SİTEDE;
Hiç kimse tasavvufa ve tasavvufçulara davet edilmez;
“tasavvufun ve tasavvufçuların genel davet düşüncesindeki amaç, niyet, yarar, zarar nedir?” konusu kişiler üstü, cemaatler üstü ve zaman üstü “soyut anlamda” incelenir.
5- BU SİTEDE;
Toplumun, devletin, devletlerin, milletlerin, ümmetlerin ve tüm dünyanın maddî mânevî sorunlarına tasavvufi çözümler aranmaz;
“İnsan’ın” tasavvufî düşüncede kendi sorunlarına nasıl çözümler bulabileceği araştırılır.
6- BU SİTEDE;
Kişilerin kişiye âit maddî mânevî sorunlarına “tasavvuf nâmına” çözümler sunulmaz;
“insan”a âit maddî mânevî sorunlara tasavvufi kavramlarla yaklaşımlar sunulur.
7- BU SİTEDE;
Tasavvufun tek ve ana kaynağı olan “Kur’an ve Sünnet”e kişisel görüşlerimizle anlamlar yüklenmez;
Kur’an ve Sünnet’den beşeriyetimizin izin verdiği kadar her zaman eksikli kalmak zorunda olan anladıklarımız yazılır. Anlayıp yazdıklarımız hiç kimse için ölçü ve referans değildir.
8- BU SİTEDE;
Tasavvufî şahıslar için kullanılan “Hz., zât, üstâd, mürşid, âlim, ârif, kâmil v.b.” “hürmet ve saygı ifadeleri”;
bedenlerine, kimliklerine, şahıslarına, makamlarına, mevkilerine ve çevrelerinin onlara yüklediği misyonlarına değildir… emeklerine, eğitimlerine, bilgilerine ve ilimlerinedir.
9- BU SİTEDE;
Tasavvufî şahısların “sosyal, siyasal, etnik, ekonomik dünyâ görüşleri”;
“bazı tasavvufî görüşleri”ni “takdir ile incelememize” veya “ bazı tasavvufî görüşlerine eleştirel yaklaşmamıza” engel teşkil etmez.
10- BU SİTEDE;
Tasavvufî olmayan şahışların… herhangi bir inanç-inançsızlık ve ya bir ideoloji ile dile getirdikleri “insan ve evren gerçeği”ni ifade eden;
bilimsel ve ya sanatsal sözlerinden, yazılarından, şiirlerinden ve sanat eserlerinden yararlanabileceğimiz “düşüncelerine” tasavvufî şahsiyetlerin düşünceleri gibi aynı değerle yaklaşılır.
11- BU SİTEDE;
Tasavvufî şahsiyetlerin dil, ırk, cinsiyet, simâ gibi doğallıklarıyla ve kılık-kıyafet gibi “yaşam tarzı tercihleri”ne yönelik “beğeni” veya “eleştiri” yapılmaz.
“açıkladıkları düşünceleri” ile ilgili değerlendirmeler yapılır.
12- BU SİTEDE;
Güncel tasavvuf topluluklarının ve şahsiyetlerin “sosyal, siyasal, etnik ve ekonomik” yapıları “takdir ve eleştiri” konusu yapılmaz;
tarihsel değer kazanmış geçmişteki tasavvuf topluluklarının ve şahsiyetlerin tarihte bıraktığı izler gerektiğinde “takdire şâyan” ifâdelerle anılır… gerektiğinde “saygıda kusur etmeden eleştiri”ye tabi tutulur.
13- BU SİTEDE;
Tasavvufî efsânelere, tasavvufî destanlara, tasavvufî kerametlere, tasavvufî keşiflere “tasavvuf ilmi kuralı gereğince… itibar edilmez”;
“efsanesiz, destansız, kerametsiz, keşifsiz bir tasavvuf ilmi”ne “tasavvuf ilmi kuralı gereğince… itibar edilir.
14- BU SİTEDE;
Tasavvufî şahısların sözlerinde, fiilerinde, eserlerinde ve tüm yaşamlarında “olağan üstülükler” aranmaz;
tasavvufî şahısların sözlerinde, fiilerinde, eserlerinde ve tüm yaşamlarında “nasıl olağan oluruz?” a dâir verdikleri mesajlar aranır.
15- BU SİTEDE;
“Tasavvufî Düşünce Yazımı/Edebiyatı” ve “Dindarlık/Zâhidlik Yaşamı” olguları birbirine karıştırılmaz;
“Tasavvufî Düşünce Yazımı/Edebiyatı”nın ayrı “Dindarlığın/Zâhidliğin Yaşamı”nın ayrı olgular olduğu vurgulanır.
16- BU SİTEDE;
“Tasavvuf hâle/yaşamaya bakar”… “kâle/söze-yazıya bakmaz” kuralına saygı duyulur fakat;
BU SİTEDEN tasavvufun “hâline bakılmaz”… “kâline bakılır”… tasavvufun hâli “insan”ın kendisine bırakılır.
17- BU SİTEDE;
yayımlanan hiç bir yazı ve yayım hiç kimseye “tasavvufî hâller ve zevkler” tattıracak nitelikte değildir ve böyle bir iddia ve amaç taşımaz;
yazılarımız ve yayımlarımız “tasavvufî yazıları” “hâlsiz” okumak”tan “zevk ve keyif alan okur”lara hitap etmektedir.
BU SİTEDE;
ŞİMDİLİK… “SADECE TASAVVUF YAZILARI” vardır.
0 Yanıt, “İLETİŞİM”